Müzenin girişinde ziyaretçileri karşılayan iki önemli seramik pano bulunmaktadır. Sağ duvarda yer alan pano, Kaleiçi’nin minyatürleştirilmiş seramik bir tasviridir. Bu eser, Antalya’nın tarihi dokusunu ve mimari yapısını sembolik bir biçimde yansıtır. Karşı duvarda bulunan diğer pano ise Antalya ve çevresindeki önemli antik kentleri ve ören yerlerini gösteren yine seramikten yapılmış bir çalışmadır. Bu iki pano, müzeye daha ilk adımda gelen ziyaretçilerin Antalya’nın tarihini ve kültürel çevresini daha kolay kavramasını sağlar. Böylece ziyaretçi, müzeyi gezmeden önce kentin tarihsel zenginliği hakkında genel bir fikir edinir Karaçallı Nekropolü ve Değerli Kraterler.
Çocuk Salonu “Bir Odaya Sığan Tarih”
Giriş bölümünden sonra müzenin ilk salonu olan Çocuk Salonu’na geçilir. Bu salon, Müze Müdürü Kayhan Dörtlük döneminde düzenlenmiş ve Türkiye müzeleri içinde ilk “Çocuk Bölümü” olarak önemli bir yer kazanmıştır. Bölüm ilk kez öğretmen Ayhan Çetin tarafından hazırlanmıştır. “Bir odaya sığan tarih” anlayışıyla oluşturulan bu salonda, Anadolu’da zamanla yok olmaya yüz tutmuş el sanatları küçük maketler halinde tanıtılmaktadır.
Bu düzenleme sayesinde çocuklar ve genç ziyaretçiler, geçmişte kullanılan geleneksel üretim tekniklerini ve zanaatları görsel olarak öğrenme imkânı bulmaktadır. El sanatlarının maketlerle anlatılması, hem eğitici hem de dikkat çekici bir sunum sağlar. Böylece tarih sadece yazılı bilgi olarak değil, görsel ve somut örneklerle aktarılır.
Arkeolojik ve Etnografik Sunum
Çocuk Salonu’na sonradan eklenen tamamlayıcı bölüm, Müze Arkeoloğu Mustafa Samur tarafından hazırlanmıştır. Bu bölümde Antalya tarihinin başlangıcı kabul edilen Karain Mağarası’ndan başlayarak önemli arkeolojik alanlar kronolojik sıraya göre maketlerle sunulmaktadır. Ziyaretçi, tarihsel gelişimi adım adım takip edebilecek şekilde düzenlenmiş bu sergileme sayesinde bölgenin geçmişini daha sistemli bir biçimde algılayabilmektedir.
Ayrıca tarihsel sunumun ardından kaybolmaya yüz tutmuş el sanatları ve zanaatlar da maket olarak sergilenmektedir. Bu yönüyle salon, hem arkeolojik hem de etnografik bir anlatım sunar. Böylece ziyaretçilere bütüncül bir kültürel bakış açısı kazandırılır Customized Istanbul City Tour.
Prehistorya Salonu ve Karain Mağarası
Prehistorya Salonu, Antalya’nın yaklaşık 30 kilometre kuzeyinde, Döşemealtı ilçesine bağlı Yağca Köyü sınırlarında bulunan Karain Mağarası kazılarından elde edilen buluntulara ayrılmıştır. Bu salonda taş, çakmak taşı, radyolarit ve kemikten yapılmış aletler sergilenmektedir. Ayrıca mağarada bulunan hayvan kemikleri, fosilleşmiş buğday, incir ve çeşitli bitki kalıntıları da vitrinlerde yer almaktadır.
Kazılar sonucunda ortaya çıkarılan Neandertal ve Homo sapiens insanlarına ait kafatası ve iskelet kalıntıları da serginin en dikkat çekici parçaları arasındadır. Yaklaşık 10,5 metrelik dolgu tabakasıyla Türkiye’nin en kalın kültür tabakasına sahip olan Karain Mağarası’nda kazılar hâlen devam etmektedir. Günümüzde ziyarete açık olan bu önemli ören yeri, insanlık tarihinin çok eski dönemlerine ışık tutmaktadır. Yapılan son araştırmalar, mağaranın geçmişinin yaklaşık 500.000 yıl öncesine kadar uzandığını göstermektedir.