Bu salonda yer alan önemli eserlerden biri, Limyra Antik Kenti’nden getirilen ve MÖ 4. yüzyıla tarihlenen Likya Kralı Perikles’e ait anıtsal mezarın parçalarıdır. Bu parçalar, Likya bölgesinin siyasi ve kültürel tarihine ışık tutan değerli arkeolojik buluntular arasında yer almaktadır. Anıtsal mezar parçaları, dönemin mimari anlayışını ve mezar kültürünü yansıtması bakımından büyük önem taşımaktadır. Aynı salonda, yine Limyra’dan getirilen ve Roma İmparatoru Caesar’a ait olduğu düşünülen bir kenotafa (anı mezar) ait parçalar da sergilenmektedir. Bu eserler, antik çağlarda önemli kişilere duyulan saygının ve anma geleneğinin somut örnekleri olarak değerlendirilmektedir Ariadne Tasvirli Lahit Kapağı.
Andriake Gümrük Yazıtı ve Tarihsel Önemi
Salonda dikkat çeken en önemli tarihsel belgelerden biri, Andriake Antik Kenti’nde yapılan yüzey araştırmaları sırasında bulunan gümrük yazıtıdır. Günümüzde kazıları Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü tarafından sürdürülen bu antik kentte ortaya çıkarılan yazıt, bölgenin ticari hayatı hakkında önemli bilgiler sunmaktadır. Yazıt, antik dönemde liman kentlerinde uygulanan gümrük sistemi, ticaret kuralları ve ekonomik düzen hakkında araştırmacılara ışık tutan eşsiz bir belge niteliğindedir.
Menorah Levhası ve Dini Kültür
Bu salonun dikkat çeken bir diğer eseri ise MÖ 4–5. yüzyıla tarihlenen Menorah Levhası’dır. Mermerden yapılmış olan ve 87 x 44 cm ölçülerindeki bu levha, Likya’nın ilk ve tek tapınağı olarak bilinen Andriake’deki sinagogda bulunmuştur. Levha üzerinde üç satırlık bir yazıt yer almakta ve bu yazıtta eseri adayan ailenin adı belirtilmektedir. Yazıtın “Amen” ve “Şalom” ifadeleriyle son bulması, eserin dini ve kültürel anlamını daha da güçlendirmektedir. Bu levha, bölgede farklı inançların ve kültürel çeşitliliğin varlığını göstermesi açısından oldukça önemli bir buluntudur Istanbul Guided Tours.
Sikke Koleksiyonu ve Kronolojik Sergileme
Salonun üst katında, Antalya bölgesindeki antik kentlerde bulunan bronz, gümüş, elektron ve altından yapılmış sikkeler kronolojik bir sıra içerisinde sergilenmektedir. Bu sikkeler, Likya, Pamfilya ve Pisidia bölgelerindeki kentlere aittir ve antik dönemin ekonomik yapısını, ticari ilişkilerini ve sanatsal anlayışını yansıtan önemli arkeolojik belgeler olarak kabul edilmektedir.
Elmalı Sikkeleri ve Kaçakçılık Hikâyesi
Salonun en dikkat çekici koleksiyonlarından biri de Elmalı’da bulunan ve bir kısmı yurt dışına kaçırıldıktan sonra geri getirilen gümüş sikke grubudur. 18 Nisan 1984 tarihinde Antalya’nın Elmalı ilçesine bağlı Bayındır köyünde yapılan kaçak kazılar sonucunda yaklaşık 1900 adet gümüş sikke ortaya çıkarılmıştır. Bu sikkeler daha sonra Amerika ve Avrupa’daki müzeler ile koleksiyonerlere satılmıştır.
1988 yılından itibaren bazı sikkelerin açık artırmada satışa sunulması üzerine Türkiye Cumhuriyeti tarafından yasal girişimler başlatılmış ve bu süreç sonucunda sikkelerin önemli bir kısmı geri alınmıştır. Ayrıca bazı sikkeler, onları elinde bulunduran kişiler tarafından gönüllü olarak Türkiye’ye iade edilmiştir. Yapılan anlaşmalar sonucunda 1679 adet sikke yeniden yurda kazandırılmıştır. Bu sikkelerin 1348’i Anadolu, 287’si Yunanistan ve 44’ü ise Ege adalarındaki yerleşim merkezlerine aittir. İçerdikleri bilgiler, basım teknikleri ve üzerlerindeki figürler sayesinde bu sikkeler, tarihsel ve kültürel açıdan son derece değerli bir koleksiyon oluşturmaktadır.