Elmalı Definesi içinde yer alan sikkeler, nümizmatik açıdan son derece önemli eserler arasında bulunmaktadır. Bu define içerisinde bulunan 14 adet tetradrahminin dünyada yalnızca 28 benzerinin bulunması, koleksiyonun değerini daha da artırmaktadır. Bu durum, sikkelerin hem tarihsel hem de bilimsel açıdan ne kadar nadir ve kıymetli olduğunu göstermektedir. Ayrıca koleksiyonda yer alan dekadrahmiler de dikkat çekici özelliklere sahiptir. Normalde yaklaşık 4,3 gram ağırlığında olması beklenen bu dekadrahmilerin, koleksiyonda bulunan örneklerinin yaklaşık 44 gram ağırlığında olduğu görülmektedir. Bu olağanüstü ağırlık farkı, sikkelerin özel bir amaçla basıldığını düşündürmektedir Etnografya Salonu.
Araştırmacılara göre bu dekadrahmiler, Atinalıların Persleri Eurymedon (Köprüçay) Savaşı’nda yenilgiye uğratmalarının anısına bastırılmış olabilir. Bu nedenle sikkeler sadece ekonomik bir araç değil, aynı zamanda tarihsel bir anı ve propaganda aracı olarak da değerlendirilmelidir. Elmalı Sikkeleri, müzede özel bir sergileme yöntemi ile ziyaretçilere sunulmakta ve bu sayede hem korunmaları sağlanmakta hem de bilimsel açıdan incelenmeleri kolaylaştırılmaktadır.
Elmalı Sikkelerinin Yurda Dönüş Süreci
Elmalı Sikkeleri’nin yurda kazandırılması süreci de oldukça dikkat çekici ve anlamlı bir hikâyeye sahiptir. Yurt dışına kaçırılan pek çok eserin geri getirilmesinde olduğu gibi bu süreçte de araştırmacı gazeteci Özgen Acar önemli çalışmalar yürütmüştür. Acar, hem yurt içinde hem de yurt dışında yaptığı araştırmalarla bu değerli koleksiyonun Türkiye’ye iadesi konusunda büyük katkı sağlamıştır. Onun çabaları, kültürel mirasın korunması ve kaçakçılıkla mücadele açısından örnek bir çalışma olarak kabul edilmektedir Daily Istanbul Tours.
Bizans Dönemi Kilise Hazineleri
Bu salonda yer alan bir diğer önemli eser grubu ise Bizans Dönemi’ne, özellikle 6. yüzyıla tarihlenen altın ve gümüş kilise eşyalarıdır. Bu eserler, literatürde Kumluca-Corydella veya Sion Definesi olarak bilinmektedir. Söz konusu koleksiyon, dünyadaki en büyük Bizans definelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ancak bu değerli hazinenin yalnızca bir kısmı Antalya Müzesi’nde sergilenebilmektedir.
Yaklaşık 103 parçadan oluşan bu koleksiyonun önemli bir bölümü günümüzde Amerika’daki Dumbarton Oaks Müzesi’nde bulunmaktadır. Eserler, 1963 yılında Kumluca yakınlarında bir köylü kadın tarafından tesadüfen bulunmuştur. Daha sonra kaçakçılar tarafından yurt dışına çıkarılan bu eserlerin bir kısmı geri getirilebilmiş ve müzede sergilenmeye başlanmıştır. Koleksiyon içerisinde kandiller, kandil altlıkları ve geniş yüzeyli tabaklar gibi dini törenlerde kullanılan değerli litürjik eşyalar yer almaktadır.
İkonalar ve Dini Tasvirler
Salonun bir diğer köşesinde ise Antalya ve çevresindeki kiliselerden derlenen 19. yüzyıla ait ikonalar sergilenmektedir. Bu ikonalar, Hristiyanlık tarihine ait önemli sahneleri ve dini figürleri konu almaktadır. Hz. İsa, Meryem, havariler ve çeşitli kutsal olaylar ikonaların ana temalarını oluşturmaktadır.
İkonalarda sünnet, mabede takdim, doğum, son akşam yemeği, ayak yıkama, haçı taşıma, çarmıha gerilme, diriliş, nurlanma ve Kudüs’e giriş gibi sahneler işlenmiştir. Ayrıca körü iyileştirme, vaftiz ve Bakire Meryem ile ilgili tasvirler de bu eserlerde yer almaktadır. Bu ikonalar, yalnızca dini sanatın örnekleri değil, aynı zamanda dönemin inanç dünyasını ve sanatsal anlayışını yansıtan önemli kültürel belgeler olarak değerlendirilmektedir.