Antalya Müzesi’nin Etnografya Salonu, ziyaretçilere Osmanlı ve Selçuklu dönemlerinden günümüze uzanan kültürel mirası sunan özel bir bölümdür. Salon, tarihî eserlerin yanı sıra günlük yaşam objeleri, giyim-kuşam, silahlar ve dini materyalleriyle zengin bir koleksiyon içermektedir.
Selçuklu Dönemi Yazıtı
Salona girişte, sol tarafta göz alıcı bir Selçuklu Dönemi yazıtı yer almaktadır. Bu yazıt 3,10 m x 3,20 m ölçülerinde mermerden yapılmıştır. 1926 yılında Tophane Mevkii’ndeki burçtan getirilmiştir; burası maalesef yıkılmıştır. Yazıtın içeriği, II. Gıyaseddin Keyhusrev (1239-1249) tarafından yaptırılan bir onarım kitabesi olduğunu göstermektedir. Böylece salon, Selçuklu dönemine ait önemli bir belgeyle ziyaretçilere açılmaktadır St. Nicolaos İkonası ve Kemikler.
Selçuklu ve Osmanlı Çinileri
Salonda sergilenen çini koleksiyonu, 13. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan geniş bir dönemi kapsamaktadır. Bunların arasında, Aspendos Tiyatrosu’ndan getirilen Selçuklu dönemi duvar çinileri öne çıkmaktadır. Aspendos Tiyatrosu, Selçuklular döneminde restore edilerek saray ve yönetim merkezi olarak kullanılmıştır. Bu çiniler, sırattı tekniği ile işlenmiş ve üzerinde çeşitli hayvan figürleri ile Arapça “ALLAH” ismi yer almaktadır. Salonun karşı vitrini, altın suyuyla yazılmış Kur’an-ı Kerim nüshalarını içermektedir.
Günlük Yaşam ve Giyim Eşyaları
Etnografya Salonu, aynı zamanda Osmanlı ve son yüzyıla ait günlük yaşam objelerini de sergiler. Hamayliler, madalyalar, mühürler, kadın ve erkek giyim kuşamları; şalvarlar, üç etekler, cepkenler, gümüş kemerler ve başlıklar bu koleksiyonun parçalarını oluşturur. Evlerde kullanılan kumaş ve ipek örtüler, deri kunduralar, bakır ev eşyaları; ok, yay, tüfek, kılıç ve kama gibi silahlar da burada yer almaktadır.
Hat Sanatı ve Tekke Eşyaları
Salonun sağ koridorunda son yüzyıla ait hat sanatının nadide örnekleri sergilenmektedir. Bunlar arasında “Kelime-i Tevhit”, “Hilye”, “İcazetname” ve Antalya’da sıtma salgınına karşı yazılmış dualar yer almaktadır. Ayrıca, Antalya yöresindeki tekke eşya ve objeleri de bu salonda görülmektedir. Türkiye’deki Bektaşi tekkelerinden Hacı Bektaş Tekkesinden sonra statü olarak gelen Abdal Musa Tekke’si, halen Elmalı’nın Tekke köyünde bulunmaktadır ve salon bu mirası ziyaretçilere sunmaktadır Daily Tour Istanbul.
Etnografya Salonu, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin sanatı, dini ve günlük yaşamını bir arada gözler önüne sererek, Antalya’nın kültürel çeşitliliğini anlamak için önemli bir mekân oluşturmaktadır.